Machu Picchu'dayiz

Trip Start Aug 09, 2013
1
89
97
Trip End May 09, 2014


Loading Map
Map your own trip!
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow
What I did
machu picchu mountain

Flag of Peru  , Sacred Valley,
Sunday, November 3, 2013

Gece 2'de telefonun alarm sesiyle gozlerimizi actik. Zaten 10-11 gibi uyuyabildigimiz icin kulakarimizda hala disko muzikleri cinliyor. Kendimizi suruyerek yataktan disari attik ve hemen, aksamdan hazirladigimiz kiyafetlerimizi giydik. Kiyafetler derken Cusco soguk oldugu icin once altli ustlu icliklerimizi, ustune kat kat sweatshirt, mont ne varsa giydik yani. Ayaklara da kat kat coraplarimizi gecirdik. Vee iste yola cikmaya haziriiizzzz.

Elele tutusup kapidan kafamizi soyle bir cikariyoruz. Gidecegimiz yer cok uzak degil ama yine de gecenin bir yarisi, ortada kimse yokken gitmek icimizi biraz urpertiyor. Acaba taksiyle mi gitsek diye dusunuyoruz. Ya da elimizdeki semsiye etkili bir silah olabilir diye aklimizdan geciriyoruz. Fakat disari cikinca fikrimiz hemen degisiyor. Eglenceden donen turistler ve Perulularla heryer fazlasiyla kalabalik. Ustelik bizim gibi arkasinda cantasiya Machu Picchuża giden bircok yabanci da var.

Dun gittigimiz yollardan gecip,dolmus duragina ulastik. Dun oglen gordugumuzden cok daha fazla dolmus var sirada ve herkes musteri cagiriyor. Fakat bizim biletimiz oldugundan hemen gidip biletimizin oldugu dolmusta en one oturduk. Dolmusta tek biz oldugumuz icin ''heralde gecenin bu vakti dolup kalkmasini 1 saat bekleriz'' diye dusunurken insanlar akin akin dolmusa bindiler ve dolmus birden kalkti. Ustelik binenlerin hepsi de Perulu. Insanlar eglenceden evlerine donuyorlar anlasilan. Cusconun gece hayati...

2.5-3 saat sonra Ollantaytambo'dayiz. Planladigimizdan neredeyse 1 saat once tren istasyonunda olduk. Keske bir onceki trene bilet alsaymisiz diye biraz hayiflandiktan sonra  kapali bekleme salonunda beklemeye basladik. Insanlar geldiler, beklediler, trenlerine bindiler. Biz hala ordayiz. Bu arada hava da yavas yavas aydinlanmaya basladi. Tren istasyonu hemen dagin alt yamacindaymis, gun agardikca manzara daha cok meydana cikiyor. Hava cok sakin ve dingin. 

Trenimizin kapisi acilir acilmaz hemen biniyoruz. Biraz da icinde bekleyelim. Koltuklar gayet rahat, vagon gayet luks. Tabi bunun turist vagonu olmasinin da etkisi buyuk. Bir onceki trende yerli vagonu da vardi ve fark oldukca belliydi. Turistlerin vagonu daha pahali (bizimki en ucuz sinif) hem de koltuklariyla,duvar kagidiyla ve camli tavaniyla turist vagonu hemen kendini belli ediyor.

Tren hareket ettiginde camli tavanin hikmetini daha iyi anliyoruz. Daglarin arasindan gecerken tavandan etrafi seyretmek cok keyifli. Nereden foto cekecegimizi sasiriyoruz. Heryer birbirinden guzel. Nehirlerin yanindan, rengarenk kuslarin, agaclarin oldugu vadilerden ilerliyor trenimiz. Yorgunluktan kesin trende uyuruz diyorduk (ozellikle Tugba), ama manzara o kadar keyifli ki hic uykumuz gelmiyor.

Dunya turuna cikmamizin nedenlerinden biri Machu Picchużu gormekti ve simdi bu hedefimize adim adim yaklasiyoruz. Ikimizin de ici icine sigmiyor. Hersey gercek olamayacak kadar guzel. Tren yavas yavas son istasyon olan Aguas Calientes e yaklasiyor. Anonsu duydugumuzda emin oluyoruz. Iste Aguas Calientes teyiz. Buradan Machu Picchuya cikmak icin otobuse binmemiz gerekiyor. 

Trenden inen turistleri takip edip otobus duragina ulasiyoruz. Bazilarinin Machu Picchuya gitmeden once bilet almasi gerekiyor ama biz o isi coktan hallettik. Hemen paramizi odeyip kalabaligin onune gecip otobuse biniyoruz. Bu arada otobus biletinin parasi 18.5 dolar, 20 dakikalik bir otobus icin inanilmaz pahali. Machu Picchu ile ilgili hersey biraz normalde olmasi gerektiginden pahali. Peru devleti neredeyse vergilerden cok Machu Picchu'dan 'dan gelir elde ediyor. 

Otobuse yerlestik ve tingir mingir gitmeye basladik. Yanimizdaki koltukta da bir rehber oturuyor. Rehber, Machu picchu dagina nerden cikacagiz gibi sorularimiza cevap vermekle kalmiyor, bize bir de harita uzatiyor. Sonra da sehri dolasirken rehber isterseniz yardimci olurum diyip kartini veriyor. Tatli bir adam. Otobus ucurumlardan dolana dolana yukari cikiyor. Bazi yerlerde tek araclik bir yol var. Gecmek icin karsidan gelen araci bekliyoruz. Biraz tedirgin edici ama manzara harika. 

Otobusten inip yine parali olan tuvalet ihtiyaclarimizi da giderdikten sonra ilk is tshortlerimizle klasik Machu Picchu fotografimizi cektiriyoruz. (Seklimiz semalimiz kaymadan fotomuzu cekinelim) Sonra da daga cikmak icin rehberin bize anlattigi yere gidiyoruz. Biletimizi uzatiyor, deftere adimizi ve giris saatimizi yaziyoruz. Peru'da ve genel olarak Guney Amerika'da evlendikten sonra da kadinlar kendi soyadini tasidigi icin ilk once bizi kardes saniyorlar. Fakat biz detayli olarak evli oldugumuzu, Turkiyede kadinlarin evlendikten sonra soyadini degistirdigini veya iki soyad tasidigini anlattik. Bu vesileyle iyice samimi oldugumuzdan arkamizdan el sallayarak bizi zorlu yolumuza ugurladilar.   

Daha ilk adimdan merdivenleri cikmaya basladik. Merdiven dediysek bazilarina tirmanmak gerekiyor resmen, o kadar yuksek. Ilk basta hava cok sicak degildi ama yukseldikce agaclarin arasindan ciktik ve hava da isinmaya basladi. Her adimda bir kat kiyafet cikartarak ilerliyoruz. Donen birini gordugumuz zaman hemen soruyoruz daha var mi diye ama cevaplar pek ic acici degil daha. Aralarda foto cekilecek noktalarda nefeslenip yola devam ediyoruz. Onumuzde 2 kisi daha var. Bir onlar nefesleniyor biz geciyoruz, bir biz nefesleniyoruz onlar geciyor.

Agacli kisimlar amazon gibi oldugundan cok guzel kirmizi cicekler dikkatimizi cekiyor. Bazi yerlerde kendiliginden cikmis orkideler var (biz evde yasasin diye gozunun icine bakariz). Buralarda cikis nispeten daha korunakli. Etrafimizda cesitli bitkiler ve agaclar var. Fakat yukseldikce yesillik gittikce azaliyor ve yol korunaksiz hale geliyor. Bir adimda kendimizi asagida bulabilecegimiz noktalar var. Dag yamacina neredeyse yapisarak cesitli yuksekliklerdeki basamaklardan cikmaya calisiyoruz. Manzara muthis ama kalbimiz de biraz carpiyor dogrusu hem yukseklikten hem de yuruyus yolunun kenarindaki ucurumdan.

Yukseldikce yanimiza aldigimiz coca yapraklarini, limon katalizorunun etrafina dolayarak ogrendigimiz sekilde yanagimiza sikistiriyoruz. Yavas yavas etkisini gosteriyor ve yukseklikten dolayi daha hizli kan pompalamak zorunda olan kalbimizi rahatlatiyor. Biz tehlikelerden bahsedip tirmanirken, dagin yamacinda, cok guzel manzarali bir yerde alti ucurum bir tasin uzerinde keyifli bir sekilde uzanmis Perulu bir adam gorduk. Adam bize ani yasamamiz gerektigini hatirlatti. Hayat ona guzel, biz niye dert edelim ki...Artik yukseklik ve korumasiz basamaklar da bizi eskisi kadar rahatsiz
etmiyor. Neredeyse laylaylom bir sekilde konusa konusa ama mutemadiyen
terleyerek ilerliyoruz.

Epeyce yukseldik. Soru sordugumuz kisiler 15-20 dakika kaldi gibi daha olumlu cevaplar veriyorlar bize. Biz de daha bir enerjik cikiyoruz basamaklardan. Son basamaklari 3-5 atliyoruz. Son gordugumuz kisi 5 dakika sonra ordasiniz diyor. Veeee mutlu son. Basardik. 1.5 saat tirmanistan sonra tepe gozuktu. Tam tepenin uzerindeki cardakta oturup biraz manzaranin keyfini cikarttik, biraz da bisiler atistirdik. Bunu hakkettik vallah billah. Foto cektikten sonra artik asagiya inme vakti geldi.

Asagiya inis daha hizli ama yuvarlanmamak icin kontrollu inmek zorundayiz. Surekli fren yapmaktan ayak basparmaklarimiz agriyor ama cikmaktan daha kolay dogrusu. Simdi bize soruyorlar ne kadar kaldi, yukariya daha cok var mi diye, Genelde Emre herkese az kaldi, basarabilirsiniz diye soyluyor. Biraz daha asagi indigimizde daha fazla cikamayacagim diye aglayan bir turistle karsilastik ve Emre yine 20 dakika kaldi, dayan diye kiza moral verdi. (Ilk basta moral gibi gozukse de 20 dakika sonra hala varamadiklarinda Emre'nin arkasindan neler soylediler kimbilir :))

Asagiya indigimizde tepeye cikmanin verdigi hakli gurur ve mutlulukla cikarken isimlerimizi yazdigimiz defteri imzaliyoruz.

Sira Machu Picchu sehrini gezmeye geldi. Fakat ikimizde de enerji kalmadi. Butun enerjiyi dagda harcadik. Biraz enerji almamiz gerektiginden sehrin girisindeki cafeye gidip bisiler atistiriyoruz, meyve suyu iciyoruz, manzaraya karsi dinleniyoruz. Biraz nefeslendik ve sehri gezmeye haziriz. Fakat buraya kadar gelmisken sehri rehberle gezmek istiyoruz. Rehberler detayli olarak sehirdeki her mekanin nasil kullanildigini anlatiyor. Oradaki ingilizce bilen bir rehberle konusuyoruz, o da bizi tesadufen sabah yardimci olan rehbere yonlendiriyor. Rehberle biraz pazarlik yapiyoruz, o da diyor ki eger 2 kisi daha bulursaniz istediginiz fiyata olur.

Girisin yanindaki basamaklarda oturup basladik beklemeye. Hem biraz daha dinleniyoruz hem de etrafi seyrediyoruz. Iyiki de oturmusuz, onumuze yerel kiyafetli cocuklar geliyor, ogretmenleriyle birlikte. Onlar da kendi tarihlerini ogrenmek icin geliyorlar Machu Picchu'ya. Bize gulumseyerek iceri giriyorlar. Kiyafetleriyle cok sirinler.

Biz de bu arada gordugumuz cift turistlere tur ister misiniz diye soruyoruz. Fakat pek ikna edemiyoruz. Bizden baska kimse istemiyor turu galiba. Biz de rehbere gidip cabuk tur yapalim konustugumuz fiyata diyoruz. O da tam hazirlanmis cikiyormus. Tamam diyor ve basliyoruz Machu Picchu sehrini gezmeye.    
  
Machu Picchu sehrini Amerikali bir arkeolog olan Hiram Bingham bulmus, tesadufen, gizli Inka sehrini araken. Gizli Inka sehrinin ormanin icinde baska bir yerlerde oldugu arkeolog olunce anlasilmis. O olene kadar orayi gizli Inka sehri zannetmeye devam etmis. (yasiiiikk) Inkalar yine gunese yakin olmak ve tehlikelerden korunmak icin boyle daglarin tepelerin uzerinde bir yeri tercih etmisler. Bir de tabii ki granit yataklarina yakin olmasi da onemli bir neden. Yeri sebebiyle Ispanyollar tarafindan da bulunamamis.(Neyseki) Bu sebepten diger Inka sehirlerinden daha saglam kalmis. Fakat zavalli Inkalar Ispanyollarin burayi bulamayacagini hic dusunmemisler. Cusco Ispanyollar tarafindan ele gecirilince, Cusco'ya tarimsal urunlerini satan Machu Picchu'nun elinde kalmis butun patatesler ve misirlar. Ayrica da bir korku ele gecirmis onlari ya Ispanyollar buraya da gelirse diye. Ellerinde kalan yiyeceklerle esyalarini toparlayip asagida orman icindeki gizli Inka sehrine gitmisler. Fakat tarihin cilvesi Machu Picchu'yu bulamayan Ispanyollar, ormanin icindeki bu sehri bulup darma duman etmis. Burasi da 1911'de ciftcinin oglu, bizim arkeologa gosterene kadar 1500lu yillardan beridir boylece kalakalmis.

Gezerken rehberimiz bize evlerle tapinaklar arasindaki bariz tas isciligini gosteriyor. Tapinak duvarlarinda taslar keskin kenarli, lego gibi gecmeli bir sistemle birlestiriliyor. Evlerde ise duvarlar harcli sistemle yapiliyor, taslar da cok ozenli kesilmiyor. Bu arada Inka evlerinin 2 katli oldugunu da belirtmek lazim. Catilariyla birlikte bir elden gecerse neredeyse gunumuzde de oturulabilecek durumdalar. 

Sehirdeki tapinaklari gezerken bizi en cok etkileyen Condor tapinagi oldu. Condor kusunun kanatlari gibi kesilen taslarin Inka tas isciliginin ne kadar iyi oldugunu gosteriyor. Condorun kanatlari arasindan tapinaga girmek de ayri bir olay. Bir de Inkalarin gokyuzunu incelemek icin kullandiklari durgun su havuzlari var. Rehberimiz hemen bizim fotomuzu cekiyor orada. Gunes tapinagi ise gunesin dogdugu noktada, ayrica sehre de giris noktasi. Zaten 4 gunluk yuruyerek Machu Picchu'ya gelinen turlarda sehre oradan giris yapiliyor.

Turu bitirmemize az kalmisken yagmur ufak ufak kendini gosteriyor. Simdilik semsiyemiz var, bir problem yok. Rehberimiz bircok seyi anlatip bizi kendimiz gezmemiz icin biraktiginda ise yagmur o kadar hizlaniyor ki semsiye hicbir ise yaramamaya basliyor. Sehri gezen butun turistler gibi biz de kendimizi hala catisi olan Inka binalarindan birine atiyoruz. Machu Picchu yagmurda da ayri guzel dogrusu. Her taraf mis gibi toprak kokuyor. Cok da uzun surmuyor, butun tozlari arinmisken sehrin biz gezmeye devam ediyoruz. Machu Picchu havasini iyice icimize cekiyoruz, butun herseyi hafizamiza kaydetmeye calisiyoruz ki bu buyulu, hayalet sehir hep aklimizda kalsin, bir daha geldigimizde elimizle koymus gibi gezelim.

Trenimizin saati yaklastiginda arkamiza son bir defa bakarak kapiya dogru ilerliyoruz. Ikimizin de hayaliydi Machu Picchu ve gercek oldu. Ustelik dagina da tirmandik. Bizden mutlusu yok. Otobuse binip kivrila kivrila iniyoruz asagiya. Treni beklerken hafif bir yorgunluk bedenimizi sarmaya basliyor. Trene bindigimide karsimizdaki Meksikali cifte bakarken bakarken ikimiz de uyuyakalmisiz. Son duraga gelmeden uyaniyoruz. Onlarla biraz sohbet ediyoruz. Dunya turumuzu,yaptiklarimizi ve daha yapacaklarimizi anlatip onlari biraz saskina ceviriyoruz. (Bundan da cok zevk aliyoruz :))

Donus trenimiz Cusco'ya daha yakin bir durak olan Poroy Istasyonunda inip bir dolmus taksi buluyoruz hemen. Daha dogrusu o bizi buluyor :)) Cuscoya geldigimizdeyse hem yorgun hem de aciz. Hemen meydana bakan bir Mc Donalds'da doyuruyoruz karnimizi.(Peru'ya ozel bir menu sectik en azindan) Yarin sabah erkenden Puna icin yola cikacagiz ama elimizde otobus biletimiz yok. Hostele dondugumuzde biletlerin geldigini gorup rahatliyoruz. Istegimiz firmadan degil ama bu saatten sonra yapacak birsey yok gibi gozukuyor.

Yarin sabah Puno'ya gitmek icin bavulumuzu toplamak bizim icin cocuk oyuncagi. Bu gece rahat bir uyku cekecegiz. 



 




 

 











  








   







   







   
Slideshow Report as Spam

Use this image in your site

Copy and paste this html: