Turkuz gururluyuz

Trip Start Aug 09, 2013
1
85
97
Trip End May 09, 2014


Loading Map
Map your own trip!
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow

Flag of Peru  , Cuzco,
Tuesday, October 29, 2013

Sabah kalktik ki Cusco'dayiz. Basimizin agrimasi, midemizin bulanmasi gecmis. Hava aydinlik, butun sartlar gezmek icin musait. Havanin aydinlik olmasi yaniltmasin, burasi Lima'dan daha yuksek oldugu icin 5-10 derece civarinda.

Ustunuzu sikica giyinip asagiya kahvalti etmeye indik. Kahvalti pek super olmasa da karnimizi doyuruyor. Hostel geceligi 25 dolar, kahvalti da dahil. Daha ne olsun. Ustelik meydana da cok yakin.

Kahvaltidan sonra hemen meydana dogru harekete geciyoruz. Once kucuk bir meydan var onumuzde. Buraya gelmeden once TV'de surekli reklamlarini seyrettigimiz cok guzel avlusu olan butik otel de bu meydana bakiyor. Onu da gorunce kaldigimiz yerin mevkisinden ekstra bir memnun oluyoruz. Bizimki ucuz bir hostel olabilir ama butun unlu oteller burda (hih :)))

Museo de arte precolombino da bu meydana bakiyor. Ispanyol donemi oncesi hayati gormek icin hemen giriyoruz muzeye. Inka ve oncesi topluluklar olan Nasca, Mochica ve Huari medeniyetlerinin savas aletleri, kumaslari, seramiklerini burada gormek mumkun.

Muzeden ciktiktan sonra bu kucuk meydandaki alpaka yununden yapilmis kiyafetlerin oldugu dukkanlarda gezinerek ana meydana gidiyoruz. Yemyesıl cıceklerle suslenmıs kocaman bır meydanı var Cusco'nun. Ortada da adet oldugu uzere bir cesme. Katedral meydana hakim bir konumda, cok ihtisamli gozukuyor.

Bu meydana inen bir sokak uzerinde bulunan Inka muzesine geldi sira. Flut ve davul seslerini takip ederek bu muzeye ulasmak mumkun. Iceride de kocaman bir inka askeri bizi karsiliyor. Muzede, inka sehirlerinin yapisindan, gunluk hayatlarina kadar hersey gayet ayrintili bir sekilde anlatilmis ama 60 yil once anlatilmis. Yani muze biraz eski. 60 yildan bugune kadar aynen korumuslar muzeyi. (o da bir basari tabi)

Muzenin avlusunda geleneksel kumaslarini dokuyan, alpaka yunuyle orgu oren teyzeler var. Ayni zamanda yaptiklari el islerini de satiyorlar. Avluda soyle bir dolanip muzeden cikiyoruz disari.

Muzenin kapisindan meydana dogru yururken karsimiza kucaginda kucuk bir kuzuyla dolasan geleneksel kiyafetli bir kiz cikiyor. Kuzu daha yeni dogmus sut kuzusu. Dayanamayip kucagimiza aliyoruz, sut kokuyor. O kadar yumusak ve kirilgan ki. Insan tutarken birsey olacak diye eli titriyor. Cok guzel, cok saf, cok dogal.

Kuzuyu sevdikten ve fotolarimizi cektirdikten sonra sirada ihtisamli katedral var. Diger kolonial sehirlerdekilerden pek farki yok. Ayni ihtisam, ayni altin islemeler. Bu katedralin duvarlarinda inkalarin tapinaklarinda kullanilan taslarin olmasi diger katedrallerden en onemli farki. Taslar kusursuz bir iscilikle kesilmis, hemen farkediliyor. Bir de icinde zenci bir Isa var. Isa'nin son yemegindeki cuy, guney amerika'da bircok ulkede kullanilmis bir oge. Katedral o kadar buyuk ki icinde koro icin ayri bir oda yapilmis.

Sirada museo historico regional var. Ana meydandan ara sokaklara girip baska meydanlara ulasarak muzeye variyoruz. Tam iceri giricez kapidaki adam buraya girmek icin buyuk bileti almak zorundasiniz diye bizi geri gonderiyor. Cusco'da 16 tane ana muzeye ve inka sehrine giris saglayan bir bilet satiliyor. Bu sehirlerin icine machu pichu dahil degil tabi ki. Onun bileti apayri.

Bizi almadiklari icin uzuntulu bir sekilde muzeden ayrilip karsimiza cikan choco muzesinin dukkanina kendimizi attik. Portakalli cikolatalarda avuntu bulduk. Sonra mecburen belediye binasina gidip coklu bileti aliverdik. Boylece Inkalarla ilgili bircok tarihi muzeye gidebilecegiz. (E bir daha ne zaman gelebilecegiz buralara kadar, gezebilecegimiz kadar gezelim di mi?)

Biletimizle ilk siftah Qorikancha'ya gittik. Yukaridaki Inkaların Güneş Tapinagina gitmeden once yer altindaki muzeye gidiyoruz. Yine biraz eski bir muze, icinde Inka'larin yedikleri ictikleri bir de yaptiklari beyin ameliyatlari var. Yanlis okumadiniz, bildiginiz beyin ameliyati yapmislar. Ayrica da yuksek kademedeki inkalarin kafataslarinda deformasyon yapmislar. Bazilarinin biraz kafasini uzatmislar, bazisinin kafasi ise kalp seklinde. (Neyin kafasi bu!!)

Burayi bitirdikten sonra Cuscoda en cok gidilen yerler arasinda olan Qorikancha kilise/ Gunes tapinagina gittik ki burasi bilete dahil degilmis. Haydaaa diyip buraya da tekrar para verdik. Neyseki cok yuksek degil parasi.

Eskiden bir Inka tapinagi olan Qorikancha, her yerde oldugu gibi Ispanyollarin gelmesiyle bir kiliseye donusturulmus, tamamen altinla kapli olan duvarin uzerindeki altin eritilmis ve alinmis, icerideki duvarlarin bazilari yerinde dururken bazilari yikilarak taslar baska yerlerde kullanilmis. Fakat yine de burayi diger taraflarda yaptiklari gibi tamamen yikamamislar. Inkalarin gunese taptiklari odalarin bazilari, duvarlardaki nisleriyle (tapinmak icin kullandiklari esyalari koymak icin) birlikte duruyor. Bahcedeki Cusco'nun sehircilik planini anlatan jaguar ise hala belirgin. Inkalar ilk sehirciligi baslatmislar ve medeniyetlerinin baskenti olan Cusco'yu jaguar seklinde planlamislar. Gunesin dogusunu izledikleri yer ise kilisenin duvarinin arkasinda kucucuk bir alan olarak kalmis ama hala icine girilebiliyor. Tas isciligi ise mukemmel.

Qorikancha'dan baya acikmis olarak cikiyoruz. Meydana gidip nerde yesek diye dusunurken dunku yer aklimiza geliyor. Orada butun Peru yemekleri de vardi, ustelik sahibini de cok sevdik. Gidergitmez siparislerimizi veriyoruz, kucuk kasiklarda kinoa ustu alpaca eti, kizarmis kuy ve dolmaaaa. Bildigimiz kiymali biber dolmasi. (ozlemisiz)

Kinoa ve dolma hemen bitiyor ama kuy bizi birazcik zorladi. Oncelikle hayvan butun butun geldi. Tirnaklarina kadar herseyiyle butun halde kizartmislar. Gorunce birazcik sok olduk. Sonra biraz kendimiz parcalamaya calistik (icimizdeki etobur aciga cikti) Fakat icimizdeki etobur yeterince guclu cikmadi tam parcalayamadik. Bizim cabamizi goren garson usulca yanimiza sokulup kesip getirmemizi istermisiniz dedi. Memnuniyetle kabul ettik :) Kuyu yemeye calisirken daha once aldigimiz kalorileri de kaybettik ve yemegimiz bitti (kuy insani zayiflatiyor)

Yemekten sonra San Blas pazarina gitmek icin yola cikiyoruz. Cusconun tepelerine dogru tirmanisa gectik. Buralarda da cok guzel evler var. Daracik sokaklardan gecip pazari buluyoruz ama maalesef kapali. Fotograflar cekip, donup geri meydana iniyoruz.

Bugun ki son duragimiz Coca Muzesi. Coca nereden cikmis, nasil cigneniyor, nerelerde kullanilmis hepsini burada ogrendik. Ispanyollar Inka'lari yanaklarinda surekli coca yapraklarini cignerken gorduklerinde, onlarin bu sekilde ruhlarla iletisime gectiklerini dusunmusler,korkmuslar ve yasaklamislar cocayi. Fakat dunyanin en buyuk gumus damarlarinin oldugu Potosi madenlerinde coca cigneyip 48 saat calisan Inkalar onlarin bu fikirlerini degistirmis. Bakmislar 2 yaprakla insanlar gunlerce calisiyor, bedava isgucu, hemen coca uretimini arttirmislar. Gumusten sonra coca Potosinin en buyuk 2. ticaret urunu olmus.

Sigmund Freud cocanin tipta kullanilmasini saglayan kisi olmus. Ozu ayrilip cesitli islemlerden gecirildikten sonra coca bambaska bir seye donusuyor, cocain. Eskiden faydali oldugu dusunulen cocain bagimlilik yaptigi anlasilinca yasaklanmis. Artik cocanin ozunu resmi olarak ayirabilen tek bir sirket var, Coca Cola.

Peru'da yaslisindan gencine herkesin yanaginda bir sislik gorebilirsiniz. Herkes coca cigniyor. Ama cignemek lafin gelisi. Aslinda yapilan coca yapragi katalizor denilen limon tasina sarilip yanaga koyuluyor. 5-6 kez cignendikten sonra yanakla disin arasina sikistiriliyor. Burada yaprak katalizor sayesinde suyunu saliyor ve bu su da insana enerji veriyor, damarlari aciyor, kalp atisini duzenliyor. Yuksekligin getirdigi yan etkileri 30-40 dakika icinde yok ediyor. Cusco'da bunu bircok kez denedik ve faydalarini da gorduk dogrusu.

Muzenin sonunda bir de satis magazasi var. Cocadan yapilmis sekerler, caylar, kurutulmus coca yapraklari, katalizorler, cikolatalar, kisacasi cocanin herseyi var burda.

Muzeden ciktigimizda hava coktan kararmis. Artik hostelimizin yolunu tutma vakti geldi. Meydanda dolasa dolasa odamiza ulasiyoruz. Yorgunuz ama sukrediyoruz Ispanyollarin buralari somurdugu gibi Ingilizlerin, Italyanlarin, Yunanlilarin bizi somurmelerine firsat vermeyen Ataturk'u sukranla ve hasretle aniyoruz. Onun sayesinde su anda hur, ozgur ve gururlu bir sekilde geziyoruz. Yasasin Ataturk!!! Yasasin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramimiz!!!!

Ne Mutlu Turkum Diyene!!!!!
Slideshow Report as Spam

Use this image in your site

Copy and paste this html: