St. Paul de Vence & Vence

Trip Start Jun 03, 2009
1
19
38
Trip End Jul 2009


Loading Map
Map Options
Show trip route
Hide lines
shadow

Flag of France  , Provence,
Wednesday, June 17, 2009

Okuyucularima gercek bir macera yasatacagim derken bugun neredeyse obur dunyayi boyluyorduk... Yazinin ilerleyen bolumlerinde!

Bugun, tum yorgunluguma ragmen sabahin korunde dikilmemle basladi. Bir gune sigdirmam gereken cok program vardi. Once St. Tropez'i gormek icin 8:37'deki trene yetismem, orayi bitirdikten sonra da (trenle Cannes, St. Raphael'e bir saatte, oradan da otobus veya botla 45 dakikada variyoruz, geziyoruz, donuyoruz) St. Paul Vence ve Vence'e gitmem gerekiyordu.

Acele bir kahvalti sonrasi zar zor tren garina yetistim. Fakat tren once yarim saat, sonra da bir saat rotar yaptiktan sonra sabrim kalmadi, zaten yol gozumde buyuyordu, St. Tropez'i merak etmeme ragmen, jet sosyetenin mekaninda zugurt turist olarak ne yapacagim da ayrica kafami kurcalarken, ayrica Cannes'i de onceden gormus olmamdan dolayi, programi degistirdim St. Paul de Vence sokaklari
St. Paul de Vence sokaklari
. Hemen otobus garina kosup St. Paul de Vence yonune yollandim. Yol bir saat suruyor. Insan su otobusleri biraz rahat yapar, iyi uyunmuyor.

St. Paul Vence cevresi surlarla kapli, asagida uzum baglari manzarasi olan bir vadi uzerine kurulu bir koy. Ici sanat galerileri, butikler ve super restaurantlarla dolu. Sokaklar cok cici, manzara mukemmel. Burasi guney Fransa'nin 1910'larda impressionism merkezi. Biraz sergi gibi oldu ama cogu galerinin vitrininden iceriyi fotograflamaya calistim.

800m yakininda Maeght Foundation denilen bir galeri var. Icerisi Miro, Giacometti, Braque, Kandinsky, Chagall, Calder, Leger gibi sanatcilarin resim ve heykelleri ile dolu. Aslinda mumkun oldugunca az muze gezme kararim vardi ama bu akim hakkinda cok bir bilgim yoktu (Gerci ziyaretten sonra yine yok, anlamak icin biraz calismam lazim). Burasi Avrupa'da tek. O yuzden kacirmak istemedim.

Neyse, asil macera St. Paul'den otobusle 10 dakika mesafedeki Vence koyu yolunda yasandi. Otobusun kalkis saatine daha bir saat vardi, o kadar bekleyecegime yururum dedim (yanlis hesap, yokus yukari rampa, gunes tepede !!) ve yurumeye basladim. Daha birkac yuz metre gitmistim ki ileriden aci fren sesleri icinde bir araba salvolar atarak uzerime dogru yaklasti Sokak
Sokak
. Beni siyirarak gecen araba virajlari sanki ralli yapiyormus gibi aldi, son virajdan donup gorunmez olunca sesleri dinlemeye devam ettim. GUUUMM! Tabi bir yerlere bindirdi. Kosarak bakmaya gittigimde, adam tamponu falan yolda birakmis, geriye donerek hemen yakinimdaki park yerine dogru arabanin onunden sivilar, sular akita akita geliyordu. Arabayi park ettikten sonra kufurler ederek tamponu ve diger parcalari almak uzere tekrar yola cikti. Otoparkci ile birbirimize "Deli herhalde!" isareti yaptik. Iste bu sirada hayatimin hatasini yaptim. Once adam yolda giderken arkadan fotografini cektim, sonra da arabanin yanina gidip hasarli yerin. Tam yola devam ediyordum ki, elimde fotograf makinesi sallaniyor, trafik manyagi arkamdan seslenmeye basladi. Icinde fotograf cekmekle ilgili laflarin gectigi bir takim bagrislarla bana dogru hizlandi. Allahtan arada bayagi bir mesafe vardi ve sanki bana seslenmiyormus gibi arkama bile bakmadan yola koyuldum. Adam arkamdan hala bagiriyordu. Yolda uc bucuk atarak kan ter icinde yokus yukari tirmanmaya basladim. Bir yandan da sapik arabaya atlayip arkamdan delil birakmamak icin gelip beni ezecek diye geciriyorum. Yanimdan tirlar falan geciyor. Her araba sesinde acaba o mu diye bakiyorum. Gunes tepede... Ve yol bir turlu bitmiyor.

Nihayet inleye inleye koye vardim. Cantadan cikardigim plaj havlusuyla kurulanirken kendimi bir restaurantin bahcesine attim Misket oynamayi seviyorlar
Misket oynamayi seviyorlar
. Bari bu kadar yorgunlugun uzerine kendimi gercek bir ziyafetle odullendireyim: Ton balikli salata :)

Vence koyu aslinda bir kalenin ici. Cok ilginc bir sey yok. Hersey sirin ve tarihi. Fotograflara bakarsiniz.

Donuste yine horul horul uyuma ve hostel oncesi kisa bir sehir turu. Yolda ellerinde haritalarla bizim hosteli arayan iki japon kiza rehberlik ettim. Ne de olsa artik yerlisi olduk. Kizlar Portekiz'de Protekizce okuyorlar. Ne is be, ben de boyle fasaryadan bir is yapsam, mesela tropik iklimli bir ulkede sanat tahsili...

Bugun ki yazi biraz uzun oldu. bir dolu da resim var.

Yarin guzergah Milan.

Veee Cuma gunu kadim dostum Cem Tuncel'le Milan'da bulusuyoruz!



Slideshow Print this entry Vence hotels

Comments

aydiny
aydiny on Jun 18, 2009 at 08:21AM

Genel
Milan değil Milano. İngiliz Orko.
İlginçtir Cem'i Türkiye'de hç kimse göremiyor ama sen göreceksin. Söyle abiye de bizim havaalanı transfer işimizi de hallediversin. Benim bulduğum servis aracı pahalı gibi biraz. Belki daha ucuzunu bulur.
Bu arada aklıma geldi de sen şimdi bir ay Evropa'da dolaşırken herhalde en gıcık şey arkadaşların tuvalet organizasyonunun bizden farklı olmasıdır. Ben hep tuvalet ve duşu arka arkaya getiriyiorum böyle durumlarda tavsiye ederim diyecem ama o bitli hostel'lerde bu olabilir mi bilemedim. Öte yanda iyi tarafından baktığında Ramo'nun teknesindeki olanaksızlıklara daharahat uyum sağlarsın. Haaa saasöylemedik değil mi Ramo'nun teknesiyle gidiyoruz. Hani şu sifon olmayanla. Gıcık oldun değil mi? Sen gez keyfine bak.

Add Comment

Table of Contents