<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-1"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
<channel>
<title>orko&#x27;s TravelStream&#x2122; &#x2014; Recent TravelPod.com entries</title>
<description>TravelStream&#x2122; news feed for member orko on TravelPod&#x27;s free travel blogs service</description>
<atom:link rel="self" type="application/atom+xml" title="orko&amp;#x27;s TravelStream&amp;#x2122; &amp;#x2014; Recent TravelPod.com entries" href="http://www.travelpod.com/syndication/rss/orko" />
<link>http://www.travelpod.com/syndication/rss/orko</link>
<language>en-us</language>
<copyright>Copyright &#xA9;2009 TravelPod.com</copyright>
<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:58:21 -0400</pubDate>
<generator>http://www.travelpod.com</generator><item>
    <title>Yarim Istanbul, Gel Opeyim Gerdanindan... &#x2014; Istanbul, Istanbul, Turkey</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1247001041/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1247001041/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1247001041/tpod.html</guid>
    <pubDate>Thu, 09 Jul 2009 10:58:21 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1247001041/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Istanbul, Istanbul, Turkey</b><br /><br />Sevgili dostlarim,<br><br>"Basliyoooor..." derken, maceramiz bitiyor. Bu son yaziyi Berlin Schonefeld havaalaninin ciliz internet baglantisi altinda yaziyorum (Dogru, ama eksik. Yaziyi tamamlayamadan beni restauranttan sutladilar, dolayisiyla ancak Istanbul'da tamamliyorum)<br><br>Berlin'deki son iki gunumle ilgili detaylara girmeyecegim. Gormedigim kiyida kosede kalmis bir kac gorulmesi gereken yeri ziyaret ettim, daha cok yerli halkin yasadigi uzak mahallelerde dolastim, biraz alisveris yaptim. Sonunda Berliner oldum galiba.<br><br>Gezmek dolasmak guzeldi. Yeni yerler gormek, yeni insanlar tanimak, ogrenmek, eglenmek...<br><br>Ama evimi ozledim, yahu!<br><br>Yatagimda uyanmayi, demli cayi, simit-beyaz peyniri, ailemi, dostlarimi, memleketin havasini, suyunu, herseyi ozledim iste.<br><br>Epey yoruldum. Sanirim iyi bir tatile ihtiyacim var!<br><br>Bu gezinin gerceklesmesinde emeklerini esirgemeyen sponsorlarim:<br><br>-         Tazminatimi vererek destek olan Bogazici Bilgisayar<br>          Ayda 500 milyon issizlik parasiyla aslan hukumetimiz<br>&#xB7;         Yol oncesi beni ugurlayan arkadaslarim (kimisi alisverisime yardimci oldu, kimisi cakisini verdi, hatta biri yolculugun ortasinda benimle bulusup yemek ismarladi)<br>&#xB7;         Kutsal yorumlariyla okuyucu kitlem<br>&#xB7;         SMS atan, mail yazan, hatta dayanamayip arayan canim dostlarim<br>&#xB7;         Hayir dualariyla annem, babam, kardesim&#8230;<br><br>Hepsine sukranlarimi sunarim.<br><br>Bu maceranin sonu (ama belki yeni maceralarin baslangici) !<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Berlin Ucuncu Gun &#x2014; Berlin, Germany</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246867899/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246867899/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246867899/tpod.html</guid>
    <pubDate>Mon, 06 Jul 2009 05:29:23 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246867899/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Berlin, Germany</b><br /><br />Guzel bir pazar sabahi. Bugun bit pazarina gidecegim. Biraz da park bahce gibi yerlerde, Berlin'in ara mahallelerinde dolasmak istiyorum.<br><br>Tabi dunyanin her yerinde Pazar sabahlari insanlar genelde uyuduklarindan, ben haric sokaklarda pek kimse yok. Buyuk ihtimalle pazar da henuz kurulmamistir.<br><br>Pazar yerini gorup (henuz hazirlaniyordu), guneyde nehrin kiyisindaki Berlin duvarinin saglam birakilmis son kalintilarinin oldugu East Side Gallery bolgesine geldim. Duvar olayi, hikayesi haric bence ilginc degil. Anlami tabi buyuk.<br><br>Kopru uzerinde kurulan, genelde sadece resim turu sanat eserlerinin sergilendigi pazar yerini de gecip U-Bahn ile Breitscheid Platz denilen, genelde alisveris agirlikli bolgeye geldim. Pazar oldugundan dukkanlar kapali, ama meydan seyyar satici standlari ile dolu. Panayir alani gibi. Yarim metrelik sosis satanlar falan var. Meydanin hemen yaninda "Kaiser-Wilheim Gedachtniskirche" denilen, insanlarin savasa karsi durup dusunmeleri icerikli bir kiliseyi ziyaret ettim. Oradan da biraz parklarda ruhumu dinlendirmeye karar verdim.<br><br>Park denince hemen yakindaki Zoo'dan iyisi olacak yok ya. Zaten her sehirde hayvanlari ziyaret etmezsem hatirlari kalir. Bu sefer kucuk baslarla vakit kaybetmiyorum. Aslan, kaplan, goril gibi arkadaslari ziyaret edip ciktim.<br><br>Bu bolgenin adi Tiergarten (Hayvanat Bahcesi). Sehrin en yesil ve en buyuk parkina sahip bolgesi. Parkin tam ortasinda Grosser Stern (Buyuk Yildiz) denen bir anit var. Tum yollar burada birlesiyor. Cevresi goletler, yesillikler. O yesilliklerin ustunde sereserpe cirilciplak guneslenen abiler, ablalar mevcut.<br><br>Buradan kuzeydogudaki bit pazarina nasil giderim diye yol ortasinda durmus haritadan hesap yaparken, yanimdan jogging yaparak gecen Alman bir abla durup bana yardimci oldu. Hemen yakinda Herbert-Lewin Platz meydaninda da bir tane oldugunu ogrendim. Abla geldigi gibi kosarak gitti.<br><br>Bit pazari oldukca genis ve cok urunlu idi. Akliniza gelen hersey var. Fakat hosuma giden birsey bulamadim. Daha once baska ulkelerde cok daha guzel seyler bulmustum. Ilk defa bir bit pazarindan birsey almadan ciktim.<br><br>Simdi nereye gitsem acaba? Oylesine S-Bahn'a binmis gidiyorken bir de baktim, Ana Istasyona gelmisim. Bir aydir trenlerle yolculuk etmenin aliskanligi herhalde, burada kendimi evimde gibi hissediyorum. Ayrica Hauptbahnhof simdiye kadar gorduklerim icinde en buyuklerinden. Icinde yok yok. Havaalani gibi. Turk donercisinde ogle yemegimi yedim, Mc Cafe'de sutlu kahvemi ictim, Eee-Pc'de notlarimi duzenledim, ATM'den para cektim, marketten alisveris yaptim, WC Center'da isimi gordum. Burasi tum ihtiyaclarimi giderdigim ana us gibi bir yer. Mc Cafe'de Side'de bu yaz 4 ay animatorluk yapacak bir Alman kizla tanistim. On kelime Turkce ogrenmis. Mail adresimi verdim, yardima ihtiyaci olursa diye.<br><br>Cikista yuruyerek Berlin'in en suslu mekanlarina geldim. Once Paris meydaninda cafelerde takilanlara baktim. Sonra Reichstag'in onudeki genis yesillikte cimenlerin uzerinde biraz kestirdim. En sonunda da sallana sallana Berlin'in en soylu meydani, Gendarmenmarkt'a geldim. Bu meydan hani ortasinda Konser alani olan, saginda ve solunda Fransiz ve Alman Dom'larinin oldugu meydan. 19:30'da Carmen operasi var. Kokos kokos hanimlar, beyler guvenlikten gecip iceri giriyorlar. Bilet fiyatlari en ucuzu 50 Euro, en pahalisi 100 Euro. Tribunlerin arkasi ise beles dinleme yeri. Tecrubeli Berlin'liler portatif sandalyeleri, sandwichleri ile falan geliyorlar. Oralarda yer kapmak bile neredeyse biletle olacak. Ben bir pencere girintisinin genis saksilik bolumune kuruldum. Yani loca. Gec kalanlar imrenerek bakiyor.Carmen konseri uzerime gazozumu dokmemle sona erdi.<br><br>Gunu nasil bitirelim. Bir saatlik yuruyusu goze alip, guneyde normal insanlarin yasadigi mahallelerden bizim oraya varayim en iyisi. Normal insanlar dediklerimin cogu Turk. Artik basit donerci, kebapci olayini asip bolgesel ayrintiya girmisler, Dogu Karadeniz yemekcisi, Akcaabat koftecisi gibi. Ama en iyisini pilic cevirme yapan Huhnerhaus'u kuran Turk yapmis. Onunde uzun kuyruklar var.<br><br>Sabah geldigim kopruden bizim mahalleye gecerken kopru uzerinde dans kursu ogrencileri olduklarini tahmin ettigim ciftlerin Tango gosterilerini seyrettim. Resim sergilerinin arasindan bizim mahalleye ulastim. Sokaklar karartilmis, bir tek restaurantlarin ozel los aydinlatmalari sokaklari aydinlatiyor. Her tarafta muzik, masalar dolu, herkes guluyor, yiyiyor, iciyor.<br><br>Berlin bence yasanacak sehir.<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Berlin Ikinci Gun &#x2014; Berlin, Germany</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246825172/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246825172/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246825172/tpod.html</guid>
    <pubDate>Sun, 05 Jul 2009 18:56:50 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246825172/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Berlin, Germany</b><br /><br />Berlin buyuk sehir. Hatta o kadar buyuk ki, Paris'in dokuz kati. Biraz istemeden de olsa -  daha uygun ucak gunu bulamamistim - Berlin'e bes gun ayirmam isabetli bir karar oldu, yeterince gormeye ancak yeter.<br><br>Sabah erkenden yola koyulmak istiyorum, ama o da ne, bavulumu koydugum dolabin kilidinin anahtarini bulamiyorum. Dunku cimlerde yuvarlanma zamanlarinda cebimden dusurmus olmaliyim. Allahtan Kosta var, dev bir aletle kilidi kirmasi saniye surmuyor (daha onceden baskalarindan tecrubeli). En acisi biraz sonra elinde yolda buldugu anahtarla gelmesi...<br><br>Gune Ramones Muzesi ile basliyoruz. Punk Rock'in kurucusu olarak bilinen Amerikali grup (Vikipedia) Burasi ayni zamanda cafe ve WiFi free. Bizim hostelde WiFi'de sorun oldugundan sehrin obur ucundaki bu cafede isimi hallettim. Bu arada garson cocuk cok faydali bilgiler verdi, turistik olmayan Berlin: Pazar gunu nerelerde bit pazari var, guneydeki kapali olan, ama su anda moda sergisi olan havaalani, 50'li yillarin goruntusu bozulmamis mahalle, halka karismak icin yurunmesi zevkli yollar, vs.<br><br>Daha sonra dun gorup de gezemedigim muzeler adasina uzandim. Ilk durak Bergama muzesi. Gercekten nefes kesici. Tum bolumleri, kulagimda kulaklik tek tek dolastim. Dunya uzerinden ne uygarliklar gelmis gecmis, kimi yuzyillar suren. Bizim genc cumhuriyetimizi hep surecek olarak dusunmemiz ne garip degil mi?<br><br>Bir sonraki muze Eski Ulusal Galeri. Burada agirlikli Alman sanatcilarinin yani sira Manet, Monet, Courbet, Rodin gibi cok sevdigim sanatcilarin eserleri var. Ozellikle eserlere aval aval bakmak yerine yorumlarla izlerseniz etkisi bir baska oluyor.<br><br>Bugun biraz plansiz dolaniyorum. Hangi cadde, hangi yol beni cekerse, o yone yollandim. Boyle dolana dolana once Berlin Dom'a ugradim, oradan da Alexander meydanina vardim (aralardaki mesafeleri yakin sanmayin). Alexander unlu TV kulesinin oldugu meydan. Biraz meydanda dolandiktan sonra, sagnak bastirinca mecburen kendimi kuleye attim.<br><br>Kule, dunyanin en yuksek ilk 15 kulesi icinde (benim sayimima gore ilk 10'da olmali) Yukarida doner bir restauranti var. Asansor saniyede 6 metre tirmaniyor.<br><br>Kuleden manzaraya doyunca biraz daha sehre akmak istedim ama yagmur izin vermedi. Yagmurda en guzel aktivite nedir? Sinema! Ice Age 3 guzel secim. (Buradaki film oncesi reklamlar bizdekinden de uzun. Boku cikti)<br><br>Sinema sonrasi Berlin'in Times meydani denen Postdamer meydanina gittim. Berlin'in en eglenceli mekanlari bence aksam uzerleri metrolar. Iceride her tur insan oluyor, sarhoslar, punklar, genc firlamalar, turistler, Allah ne verdiyse. Birdenbire vagona ellerinde bir sisme kadinla gencler girdi. Yanimdaki adam kadini kaptigi gibi blow job yaptirdi. Oldukca senlikli bir yolculuk oldu.<br><br>Postdamer'deki en baba komplex Sony Center. Bizdeki Kalyon'a benziyor. Ortasinda kocaman havuzlu bir avlu. Cevrede magazalar, sinemalar ve restaurantlar. Meydanin diger binalari da hep gokdelen tipi.<br><br>Donuste bindigim S-Bahn son S-Bahn'di ve bizim durakta durmadi. Geri donusum yine gece yarisi, Turk donercilerin oldugu, sarhos kaynayan mahallelerden oldu. <br><br>Berlin'de basimiza birsey gelmeden memlekete doneriz insallah.<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Berlin Ilk Gun &#x2014; Berlin, Germany</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246702397/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246702397/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246702397/tpod.html</guid>
    <pubDate>Sat, 04 Jul 2009 07:06:09 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246702397/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Berlin, Germany</b><br /><br />Evet, son durak Berlin! Buraya gelince kendimi diger ulkelere gore biraz daha evimde gibi hissettim. Almanya en cok gittigim, ama en az sevdigim Avrupa ulkesi.Tum sehirleri birbirine benzese de, birkac gun kalinca farkliliklari yakaliyorsunuz. Mesela Frankfurt bambaska, Koln bambaska (sadece goruntu olarak degil, yasayan halk ve zihniyet olarak). Berlin'in ise hicbirine benzemedigi, tam bir metropol oldugu soyleniyor. Kendimi rahat hissetmemde Almanca konusuluyor olmasinin onemi buyuk. Diger yerlerde Ingilizce&#8217;ye bile adam bulamazken, burada ister Almanca, ister Ingilizce konus; aslinda ikisine bile gerek yok, Turkce yeter!<br><br>Son derece kotu bir tarif sonucu kavurucu sicakta, tum yukumle uc bes duraklik fazladan yurumek suretiyle (evet, bu artik bir klasik oldu), hosteli buldum. Resepsiyondaki cocuk (Kosta, Yunan asilli, annesi Istanbul dogumlu) inanilmaz yardimci. Esyalari henuz check-in saati gelmediginden bir odaya kitleyip, haritalar, tarifler ve tavsiyelerle donanip kendimi sehre vurdum.<br><br>Ilk is kendime uc gunluk bir "CityTourCard" edindim. Bu kartla ulasim bedava, 50&#8217;den fazla turistik mekanda indirim var.<br><br>Daha sonrasinda 11:00&#8217;de Brandenburg Gate Starbucks onunden baslayan Free Tour&#8217;a yetistim. Inanilmaz bir kalabalik var. Turistleri hangi lisandan (Inglizce, Ispanyolca, Almanca, yeterince insan olursa baska lisanlar) rehberlik istiyorlarsa ona gore grupluyorlar. Ben, Ingilizce icin en az uc kati kuyruk oldugundan Almanca&#8217;yi tercih ettim. Iyi ki de oyle yapisim. Rehberimiz anormal sevimli ve kaliteli espirileri olan bir cocuk. Cogunluk Alman oldugundan, turistik basma kalip bilgilerden baska, kendileri ile dalga gecen, daha yerli ve kisisel tarihli bir icerik var.<br><br>Tur Brandenburg Gate meydanindan basladi. Burasi bizim Sultanahmet meydani gibi bir yer. Alanin ortasinda kocaman, uzerinde guzellik tanricasinin 4 ati surdugu heykelin oldugu bir kapi, cevresinde de Amerika, Fransa vb. konsolosluklariyla, cok pahali Adlon adli bir otel (en pahali odasinin geceliginin 20000 EURO&#8217;dan pahali oldugu soylendi) var. Burayla ilgili cesitli hikayeler (Afrodit&#8217;e ciplakken nasil elbise giydirildigi, Napolyo&#8217;nun heykeli nasil Fransa&#8217;ya goturdugu, heykel geri getirildikten sonra Fransiz&#8217;lara nazire olsun diye kafasinin sokulup, Fransiz konsolosluguna bakacak sekilde yeniden monte edildigi gib&#305;) dinledikten sonra, hemen yandaki dunya savasinda olenlerin anisina yapilmis, labirent benzeri bir anita (Holocaust) gectik. Burasi irili ufaklikli bir cok dikdortgenler prizmasi seklinde sutundan olusmus bir anit. Girisi alcak basliyor, icerilere daldikca derinlesiyor. Uzun hikayesi ve felsefesi var. Simdi tamamini anlatmaya usendim.<br><br>Hava oldukca sicak, gunes kavuruyor. Golgeden yurumeye calisiyoruz. Hitler&#8217;in siginagi, ticaret odasi, ucuncu jenerasyon duvar kalintilari vs. gordukten ve bircok ilginc hikaye dinledikten sonra, pahali bir caddede mola verdik. Herkes sandwich, salata, kahve ne bulduysa patlatti, su bedava!<br><br>Daha sonra savas sirasinda Almanlar haric diger ulkelerin sinir gecisi olan Amerikan check point Charlie, kitap yakilma memoriali, SS Headquarter, muzeler adasi, Paris alani, TV kulesi gibi yerler gore gore 4 saatlik turu tamamladik. Benim icin en hosa giden yerlerden biri icinde cikolatadan heykellerin yapildigi, dunyanin dort bir tarafindan orneklerin oldugu cikolata dukkani idi. Kakao yuzdesine gore cikolatalar sinif sinif. Insanin gozu donuyor.<br><br>Gezinin sonunu cimenlere serilerek, duvarin nasil yikildiginin oykusunu dinleyerek bitirdik. Rehbere 5 Euro bahsisi uygun gordum. Bugun gorup de icine girmedigim muze vs. turu yerleri diger gunlerde gezecegim.<br><br>Cimenler uzerinde biraz dinlendikten sonra biraz da insan icine karismaya karar verip, alisveris merkezelerinin yogun oldugu islek caddelere gectim. Tabi tahmin edersiniz her turlu marka ve magaza mevcut. Lafayette, vs. bir suru magazadan sonra ultra buyuk bir kitapci buldum. Burasi cennetim, cunku hersey Almanca. Fakat haykirikligi yasadim, cunku cizgiroman bolumu cok zayif. Bu Almanlarda cizgiroman kulturu hic gelismemis (Belcika, Fransa, Italya oyle mi ya?) Sirf bu yuzden Fransizca ogrenecegimi soylemistim sanirim.<br><br>Birdenbire baslayan anormal saganakla bir Starbucks Cafe&#8217;ye sigindim. Yagmur durunca biraz da getto taraflarina gecelim bakalim dedik. Sehrin guneyine dogru, daha cok yabancilarin yasadigi, nispeten fakir mahallelere yurudum. Burada her milletten, her lisandan insan var. Kalite birdenbire dusuyor.<br><br>Arada adresini onceden internetten buldugum Berlin&#8217;in satranc dernegini kesfettim. Bizdeki dernekten pek farki yok. Icerideki tipler dunyanin heryerinde ayni. Tek fark, burada insanlar satranc oynuyor (ne yani bizde oynamiyor mu?!), kutuphanelerinde agzina kadar dolu satranc kitabi var (ne yani yok mu?!) ve surekli bir turnuva programi var (ne yani bizde yok mu?!) Yasli bir iki amcayi zimbaladiktan sonra hava karardi; bizim mahalleye dogru yollandim.<br><br>Hostelin oldugu bolge barlarin, gece kluplerinin, alternatif yemek yerlerinin (arap, yunan, turk mutfagi vs) en yogun oldugu bolge. Duraktan hostele kadar yolda gordugum hemen herkes demiyorum, herkes sarhostu. Herkesin elinde bir bira sisesi sallanarak yuruyorlar. Kizlarin makyajlari akmis, erkekler nara atiyor.<br><br>Butun gun yok olunca Hostel&#8217;den merak etmisler. Son bir internete takilmayi deniyorum. Sinyal cok zayif. En iyisi yatip, ertesi gun erken kalkmak. Hem Cumartesi, belki barlara da takilirim.<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Varsova &#x2014; Warsaw, Central Poland, Poland</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246698995/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246698995/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246698995/tpod.html</guid>
    <pubDate>Sat, 04 Jul 2009 06:11:39 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246698995/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Warsaw, Central Poland, Poland</b><br /><br />Varsova, Krakow ile karsilastirilinca buyuk sehir. Daha onceki okudugum yorumlara gore guya Varsova baskent ama asil olan Krakow idi (Istanbul-Ankara benzetmesi), ama Varsova cok daha buyuk. Bugun sehirde kalmayacagim. Geceyi yatakli trende gecirip, sabah Berlin'de uyanmayi hayal ediyorum. Bu sebeple ilk is istasyonda bir locker ayarlamak. Lockerlari bulmam, calisma mantigini anlamam, hepsi kolay, ama dolaplarin bir tek 1 ve 2 Zloty kabul ediyor olmasi problem yaratti. Bunun icin para cektim olmadi, para bozdurmak istedim olmadi, en sonunda bir gofret aldik oldu.<br><br>Sehir bolgelere ayrilmis. Bir cok bolge icinde en onemlileri Old Town (tum katedral, saray, meydan turu seyler burada), Srodmiescie (bazi muzeler ama daha cok alisveris ve baba magazalar), New Town, Praga (Zoo falan).<br><br>Buyuk sehirdeyiz diye 1 gunluk bilet adlim. Her yere yuruyerek gittigimden bir kere bile kullanamadim! Zaten cok garip bir sistem var. Metro dumduz, upuzun bir tek hat, sehrin bir ucundan obur ucuna gidiyor (bizimkinin uzunu)<br><br>Aslinda ozet olarak fazla degisik bir sey yapmadim. Tum gorulecek yerleri haritada isaretleyip kendime bir yol cizdim. Aralarda parklarda dinlendim. Starbucks Cafe&#8217;de bedava internet bulunca blog yazdim, Old Town&#8217;da gelenenksel yemeklerinden yedim. Tum saray, muze, alan turu seyleri gordukten sonra trenin kalkmasina iki saat kala istasyonun yanindaki son derece modern alisveris merkezinde gunu tamamladim. Burada da Jazz gelenegi yaygin. Aksam burada olmadigimdan artik baska sefere.<br><br>Geleneksel yemek dedigim Pierogi adli (Dampling Ingilizcesi) bizdeki mantinin kalin hamurlusu bir yemek. Uzerine kiyma turu yagli bir sos konuyor. Kucuk bir porsiyonda 9 adet var. Ben 4 kiymali, 5 peynirli karisik istedim. Yarisini yiyemedim.<br><br>Varsova modernlesme konusunda cok caba gosteren bir sehir goruntusu verdi. Bildiginiz tum meshur markalar mevcut. Son oyalandigim alisveris merkezi simdiye kadar gorduklerimin en guzellerinden biriydi. Cok buyuk olmamasina karsilik, her marka, her cins dukkan, sinema, Express Carrefour, bir tarafi istasyona icerden gecis, diger taraf otobuslere gecis barindiran iyi dusunulmus ve hos bir merkez. Express Carrefour&#8217;da kasa kuyrugunda onumdeki genc parasi cikismayinca aldigi sampuan ve Snickers&#8217;i geri birakti. Hersey var ama parasi olana. Biraz dikkat edince genel fakirlik anlasiliyor.<br><br>Bunun disinda tum sehirler sahip olduklari guzellikleri abartarak sunmak, onlari korumak ve sahip cikmak konusunda inanilmaz ozenli. Tum gezi boyunca en cok kiskandigim konu bu. Sahip olduklarimizin degerini bilmiyoruz. Adamlar hicbir ozelligi olmayan bir parki cennet bahcesi yapiyorlar, son derece siradan bir kiliseyi dunya harikasiymis gibi sergiliyorlar. Surekli konser, aktivite, festival. Bizde hicbir sey yapilmiyor demiyorum, ama Istanbul buralardaki gibi bir zihniyete teslim edilse, hem turizm geliri sampiyonu oluruz, hem de yerli halk medeniyetin doruklarinda yasar. AKP hukumeti ile insallah o gunleri de gorecegiz. <br><br>Yatakli vagonda iki Japonla birlikte geldik. Iyi cocuklar. Bir haftaligina gelmisler. Sectikleri ulkeler Polonya (ozellikle Auschwitz) ve Almanya. Koca Avrupa&#8217;da baska yer bulamamislar!<br><br>Son durak Berlin. 5 gun buradayim. Sonrasinda canim ISTANBUL!<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Auschwitz &#x2014; Krakow, Southern Poland, Poland</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246541859/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246541859/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246541859/tpod.html</guid>
    <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 10:29:22 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246541859/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Krakow, Southern Poland, Poland</b><br /><br />Auschwitz, nazilerin en buyuk toplama kampi. 3 adet kamp var. Ilki onceleri o kadar cok Polonya'li tutuklu varmis ki, onlara hapishane yetmemis, o amacla kurulmus. Ama daha sonra ozellikle Yahudiler icin tarihin en buyuk toplu katliam merkezi olmus. En buyugu ikinci kamp. Hicbir tutuklunun kacamamasi icin ozel insa edilmis. Bu kamplarda olen sirf Yahudilerin sayisi 1 milyonun uzerinde. Diger uluslarla birlikte rakam 2 milyonu geciyor.<br><br>Burada insanlik adina utanc duyulabilecek her turlu kotuluk yapilmis. Insanlar korkunc kosullarda bir araya toplanmis, ac birakilmis, olene kadar calistirilmis, iskence yapilmis, gaz odalarinda katledilmis ve yakilmis.<br><br>Buraya once Avrupa'nin her tarafindan tutuklular getiriliyor. Bunlar siyasi suclu olabilecegi gibi Yahudiler (aslinda cingeneler, romanlar falan da sonra bu gruba ekleniyor) gibi Nazilerce yok edilmesi gereken irktan insanlar oluyor. Yahudileri tamamen yok etmek Nazilerin resmi olarak ilan ettikleri politikalari. Tutuklulari getiren trende insanlara su yok, tuvalet yok, insanlik disi kosullarda yolculuk ettiriliyorlar. Kampa gelince kadinlar ve cocuklar bir tarafa, erkekler bir tarafa ayriliyor. Daha sonra Alman bir doktor tarafindan eleme sureci basliyor. Cocuklar, yaslilar, hamile kadinlar, sakatlar direk olarak gaz odasina gitmek uzere ayriliyor. Geri kalanlar calistirilmak uzere kamplara ayriliyor. Yahudiler genel olarak gelir gelmez katlediliyor. Bu sirada direnen, kacmaya calisan falan aninda vuruluyor.<br><br>Mahkumlarin yasadiklari kosullar cok kotu. Aslinda ahir olarak dusunulmus, havalandirmasi, isitmasi berbat, kari yagmuru iceri alan, toplu ranzalarin oldugu koguslarda kaliyorlar. Kiyafetler ve yatak takimlari hic degismiyor. Zaten bircogu hastaliktan gidiyor. Yedikleri yemek dogru durust degil. Sabahlari kahvemsi birsey, daha sonra da gun icinde corbamsi bir bulamac ve bizim ekmeklere hic benzemeyen, icinden her turlu seyin ciktigi (civi falan) ekmekler. Acliktan olenlerin sayisi da hayli fazla. Tuvaletler toplu kullaniliyor. Oyle tuvaletin gelince gidemiyorsun, zamani var. Disari da her turlu iskence, olum tehlikesi vs. oldugundan tuvaletlerde calismak bir ayricalik. Aslinda koku dayanilmaz ama kendin de pis koktugundan ve kapali alanda oldugundan disaridan daha guvenli, gardiyanlar da pek bulasmiyor.<br><br>Tabi insanlar sadece agir calisma kosullarindan ve acliktan olmuyor, ayni zamanda iskence yapilip olduruluyor. Burada ac birakmadan, diger tum metodlara kadar her turlu iskence var.<br><br>Yani eger bastan gaz odasina gonderilmediysen bile en fazla bir iki ay dayaniyorsun. Benim gordugum en babasi 1 seneyi gecmemis.<br><br>Ama asil amac toplu katliam. Insanlar dusa goturuluyorlar diye kandiriliyor. Daha sonra gaz odasinda uzerlerine Cyclone B denen ozel bir gaz sikiliyor. Bir gunde 1400 kisiyi zehirleyebilme kapasiteleri var. Olen mahkumlar hemen yandaki firinlarda yakiliyorlar. Tabi katledilmeden once saclar tras oluyor ki bunlarin tonlarcasi tekstil ve mobilya endustrisinde kullaniliyor. Altin kaplama disler vs. de oyle.<br><br>Mahkumlardan alinan kiyafetti, esya idi, toplami korkunc rakamlari buluyor.<br><br>Kapali alanlarin bir cogunda (iskence odalari, gaz odalari, firinlar, saclar, esyalarin sergilendigi odalar vs.) fotograf cekmek yasakti. Fakat yasanan mekanlari bizzat gorup, o anlari hayal etmek insanin tuylerini diken diken yapiyor.<br><br>Auschwitz, Insanoglunun ne kadar zalim olabileceginin gercek bir aniti. Cikarilacak cok dersler var. Imkani olan herkese ziyaret etmesini tavsiye ederim.<br><br> <br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Krakow &#x2014; Krakow, Southern Poland, Poland</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246540634/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246540634/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246540634/tpod.html</guid>
    <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 09:35:47 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246540634/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Krakow, Southern Poland, Poland</b><br /><br />Krakow'da kaldigim hostelin adi Tutti Frutti. Sehrin en civcivli caddelerinin birinin ustunde. Simdiye kadar kaldiklarimin icinde en iyi kahvalti vereni, istedigin kadar ye tarzi. Haftalardir ilk defa peynir, domates yedim.<br><br>Krakow aslinda Varsova&#8217;dan onceki baskent. Dunya savasinda her yeri bombalanmis. Turistik kisimlar benim takildigim Old Town kismi. Genclerin hepsi cok iyi Ingilizce biliyor. Sehirde ciddi bir Jazz kulturu var. Yalniz kebapcilar biraz fazla. Ama hersey sudan ucuz.<br><br>Odaya yerlestikten sonra sehri kesfe ciktim. Henuz vakit erken, benim de gozumden uykular akiyor. Sehrin meydaninda kuleye tirmanicagim, kule acilmamis, muzeye girecegim, muze acilmamis. Ben de buyuk bir parkin birinde bankin ustunde kus sesleri altinda pinekledim. Sonra ne olduysa bir enerji geldi. Kenarda bir iki snav cektim. O sirada beni goren bir amca gelip benle "Kac snav cek&#351;yorsun?" tarzinda geyik baslatti. Bu arada Polonyaca konusuyoruz. Turklerle olan savas vs. gibi konulardan sonra adamin derdi belli oldu, 1 Euro toka ettik.<br><br>Krakow&#8217;un Old Town kismi genel anlamda guzel ve huzurlu. Gerekli saraydi, katedraldi, Yahudi mahallesi idi gibi gorulecek yerleri dolastiktan sonra nehir boyunca kiyidan Old Town disina ciktim. Caddeler genis, ama kaldirimlar da genis. Insanlar ellerinde alisveris torbalari, gunluk kosusturma. Her yerde hayat cok farkli degil. Oncelik karin toklugu. Sonra Dolca Vita. Allah bugunlerimi aratmasin.<br><br>Saat 13:45&#8217;e Auschwitz gezisine rezervasyon yaptirmistim. Bu gezi notlari bir sonraki yazimda. Otobus&#8217;u beklerken Brannon&#8217;la karsilastik. Artik kanka olduk.<br><br>Auschwitz donusu artik dokuluyorum, ayaktaki coraplar kalip haline gelmis, buna ragmen hostele kendimi atmadan once son bir odev, istasyona gidip Varsova ve oradan da Berlin&#8217;e rezervasyon yaptirmaliyim. Bu sefer Varsova-Berlin arasini yatakli vagonda uyuyarak gidecegim.<br><br>Sehrin en buyuk alisveris merkezi Galleria&#8217;yi (ki en az bizim Istinye Park kadar buyuk) tavaf ettikten ve aksam kaybolmasindan sonra Hostel&#8217;deyim. Uyumak veya uyumamak. Bir daha ne zaman gelirim endisesiyle dus aldim, tras oldum ve kendimi tekrar disari atim.<br><br>Krakow&#8217;un gece hayati da canli. Oldukca fazla Jazz Club var. Tabi diger turden clublar, barlar da eksik degil. Ama Jazz&#8217;a ayri bir onem veriyorlar. Hemen her gece bir yerlerde konser var. Benim fazla bir jazz kulturum yok, daha cok hosuma giden Blues. <br><br>Fazla uzatmadan horul horul uyumak uzere hostele donuyorum. Yarin Varsova yollari gozukur bize.<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Budapeste 3. Gun &#x2014; Budapest, Hungary</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246539332/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246539332/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246539332/tpod.html</guid>
    <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 09:13:55 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246539332/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Budapest, Hungary</b><br /><br />Budapeste'de ucuncu ve son gunumde tren kalkana kadar uzun yuruyusler ve tirmanislarla sehrin kesfedilmemis son kisimlarini dolastim, <br><br>Sehrin en guzel manzarasina sahip Ozgurluk Aniti&#8217;na tirmanmak zorlu fakar degiyor. Hemen yakininda super parklar ve Gellerthegy hamam kompleksi var. Bu taraf sehrin Buda kismi. Kuzeye dogru tum muzeleri, anitlari, alanlari ziyaret ederek (ve kaybolarak) gittim. Tam Buda Satosu ile Budapeste Tarih Muzesi arasinda Kemal Ataturk Park&#8217;ini kesfettim. Zaten Budapest&#8217;teliler Turk oldugumu duyunca "kardes" diyorlar. Helal olsun bosuna degilmis.<br><br>Muzeler kismina asansorle cikip, galerilerin birinin lobisinde yorgunluktan biraz uyukladim. Sonra Chain koprusunden karsiya gecip, islek caddelerde halka karistim.<br><br>Arada First Saturday denen eskiden beri duydugum, Turkiye&#8217;den bir kac oyuncunun da katildigi, her ayin ilk Cumartesi&#8217;leri duzenlenen uluslararasi satranc turnuvasi organizasyonun yerini buldum. Ayni bizdeki gibi bir apartimanin bilmem kacinci katinda, iceride kimsenin olmadigi bir daire (burasi ayni zamanda satranc federasyonu) Ilgilenenler icin, Macaristan aslinda satranc gelenegi oturmus, Peter Leko gibi dunya capinda oyunculari olan, Judit Polgar gibi (bunlar aslinda satrancci uc bayan kardes) dunyanin en iyi bayan satranccisini yetistirmis bir ulke. Bir zamanlarin unlu oyuncusu Adorjan Turkiye&#8217;ye gelip milli takimi calistirmisti (ben de araya kaynamistim)<br><br>Yolda  yemek uzere kapali pazardan, ki burasi kocaman bir kapali alan icine kurulmus, bizim sokak pazarlarinin sabit ve buyugu, biraz elma ve kayisi ald&#305;m, son saatlerimde hostelde biraz takildim.<br><br>Tren kalkmadan once garda sokak satranccilarina biriki zimba daha atim. Az daha tren kaciyordu.<br><br>Budapeste ile ilgili eklemem gereken bir not da, sehirde surekli bir ambulans trafiginin olmasi. Sabahtan baslayarak aksama kadar ambulans sesleri hic eksik degil. Ilgisi var mi bilmem ama intihar orani cok yuksekmis. <br><br>Gece yolculugu iskence icinde gecti, 2. Sinif vagonlarda, aralarda aktarmali. Surekli aktarma var mi, nerede stresi altinda uyuyamadim (tabi vagonda ayakkabilarini cikarip kokmus coraplarini koltuga dayayan Amerika&#8217;li cipciktilarin da etkisi var, sayelerinde diger vagona gecip Utah&#8217;li Brannon ile arkadas olduk)<br><br>Krakow&#8217;a geldigimde bir iki saatlik uykuyla bitmistim. Trenden Polonya&#8217;li Tanya iyilik melegi cikti. Beni Hostel&#8217;e kadar birakti. Tabi mukafati: Nazar Boncugu&#8230;<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Budapeste 2. Gun &#x2014; Budapest, Hungary</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246309986/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246309986/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246309986/tpod.html</guid>
    <pubDate>Mon, 29 Jun 2009 18:27:14 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246309986/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Budapest, Hungary</b><br /><br />Bu sabah iyi uyudum (8:30'da kalkinca iyi oluyor) Yandaki marketten sandwich falan alip, ilk is istasyona gittim. Yatakli tren icin rezervasyon yapmamim gerekli olmadigini soylediklerinden tekrar check etme ihtiyaci duydum. Israrla gerek yok diyorlar. Ne yapalim, gerek yok.<br><br>Istasyona gelmisken dun oynamadigim satrancilardan kalanini sabah sabah iki kere zimbaladim. Ikinci oyunun parasini bari bunla kahve iceyim seklinde isaretler yaparak aglayinca almadim. Hamam parasi olsun. Hamam demisken bugunku planim hamama gitmek.<br><br>Dunden bugune biraktigim tek bolgeye yollaniyorum. Once sehir parkini dolastim. Cok guzel bir park ve cocuklar icin hersey dusunulmus. Oradan Vajdahunyard satosuna ugradim. Satonun hemen yani Magyar Mezagazdasagi muzesi (isimler nasil ama, parkin ismi de Varosliget)<br><br>Muze, sato cok oyalanmadan kendimi hamama attim. Hamam dedigim saray gibi bir yerin icinde sifali su havuzlari, saunalar, hamamlar, disarida kocaman bir suru havuzdan olusan bir kompleks. Sehirde bunlardan bir kac tane var. Tum yolculugun kirini pasini attim.<br><br>Havuzdan sonra yakindaki hayvanat bahcesine ugrayip arkadaslari ziyaret ettim. Gittigim bircok sehirde onlarcasini ziyaret etmeme ragmen ki bircoklari inanilmazdi, nedense hayvanat bahcelerine karsi zaafim var. Gitmeden duramiyorum.<br><br>Zoo sonrasi uzun bir yuruyus sonrasi sehrin ortasindaki Margaret adasina vardim. Adayi boydan boya yuruyerek dolasmayi duslerken sagnak yagmur bastirdi. Bir agacin altinda mahsur kaldim. Yagmur biraz durulunca bu kadar yurumek yetti, otobusle geri dondum.<br><br>Parlemento binasinin yanindan kiyi boyunca yuruyup Vaci Utka'nin bittigi alana vardim. Dun cok takdir ettigim sokak ressamina pazarliklar sonucu indirim yaptirarak portremi cizdirdim. Kendimi daha yakisikli hayal ediyordum, demek gercekler aciymis.<br><br>Biraz daha ortalikta dolanip, yorgun argin hostele geri dondum.<br><br>Artik gotume giymeye don, ayagima corap kalmadigindan 5 Euro'ya kiyip camasir olayina giristim.<br><br>Anne, duy sesimi... Yillardir camasir makinasinin dugmesine basmasini bilmeyen oglun, gavur ellerde camasir yikiyor.<br><br>Camasirlar kurudu galiba. Gidip makinadan alayim...<br />
    ]]></content:encoded>
</item><item>
    <title>Budapeste 1. Gun &#x2014; Budapest, Hungary</title>
    <link>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246301101/tpod.html</link>
    <comments>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246301101/tpod.html#comments</comments>
    <category>Travel Blogs</category>
    <guid>http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246301101/tpod.html</guid>
    <pubDate>Mon, 29 Jun 2009 16:46:59 -0400</pubDate>
    <description>Interrail Macerasi - Yolcudur Abbas...</description>
    <content:encoded><![CDATA[
        <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="10" align="right" width="250">
            <tr><td valign="top" align="center">
                <div style="width:250px; border:2px solid #eeeeee;"><a href="http://www.travelpod.com/travel-blog-entries/orko/1/1246301101/tpod.html">Jump to the full <br />entry &amp; travel map</a></div><br />
            </td></tr>
        </table>
        <b>Budapest, Hungary</b><br /><br />Budapeste, Viyana-Prag-Budapeste uclusu icerisinde bir turlu denk dusurup goremedigim tek sehirdi. Tumunu gorenlerin de yorumu aksi gibi en sevdiklerinin Budapeste oldugu yonundeydi. Meraktan catliyordum. Sonunda muradima erdim.<br><br>Bratislava'dan kisa bir yolculuk sonunda Budapeste'ye vardim. Hostel'i bulmadan once garda bir takim isleri onden halletme niyetindeyim. Oncelikle iki gun sonra Krakow'a nasil gidecegimi bulmak icin informationa ugradim. Iyi ki Krakow'da 30'una rezervasyon yapmamisim. Cunku 30'u trende gece yolculugu olacak. Interrail macerasi bitmeden araya bir de gece yolculugu ekliyoruz. <br><br>Sehir haritasini da edindikten sonra para olayini halletmeye karar verdim. Bratislava'daki duruma dusmek istemiyorum (Bratislava'da exchange ofise gidip "Bozdurmak istiyorum" diyorum, "Change to what?" sorusuna "Local currency..." cevabiyla gerizekali durumuna dusuyorum. Yerel para birimi Euro!"). Bilmeyenler icin Macaristan parasi:Forint (HUF)<br><br>Exchange office'in onunde bir Misir asilli sokak komisyoncusu beni kapti. Cebimbe Cesky Krumlov'dan kalmis olan Cek Koruna'larini adama kakaladim. Herkes mutlu.<br><br>Metro'ya gitmeden once garda bir kenarda tezgah acmis olan sokak satranccilarina gozum ilisti. Biraz seyrettikten sonra oynamak istedim. Once para konusunda anlasamadik. Bedava oynamak istedigimi sandilar. Neyse uzun kaprislerden sonra partisi 200 HUF'a biriyle kapistik. Ilk oyun rezalet. Yol yorgunlugu herhalde paralari kaptirdik. Arap ati sonradan acilir. Rovansi aldim. Daha sonra diger arkadasini da iki kere tokatladim. Budapeste ugurlu geldi. Simdiden kardayim, +400 HUF cepte (2 Euro bile etmiyor :))<br><br>Siki durun, simdi maceralarimi begenmeyenler icin ozel baski:<br><br>Minik Bir Ask Hkayesi:<br><br>Bolum I<br><br>Metrodayim. Sirtimda ve karnimda cantalarla gelecek treni bekliyorum. Bu sirada yolculugun basindan beri gordugum en guzel kiza gozum takiliyor. Kizi kisaca ozetlemek gerekirse Yuzuklerin Efendisi'ndeki Elf guzeli Arwen (Liv Tyler)'in macar versiyonu. Saclar bele kadar uzun, ten hafif yanik, gomlek onde gobek ustu dugumlenmis, ince kumastan uzun bir etek...<br><br>"Allah sahibine bagislasin" diye ic gecirirken, o da ne, kiz bana dogru geliyor. Sadece gelmekle kalmayip kollarini da ileri bana dogru uzatti. Galiba sarilacak. Uc gunluk tras olmamis, her tarafi cantalarla kapli, tam sokak dilencisi halimle dogrusu ben bile kendimden bir adim geride dururdum. Demek ki kiz ic guzelligimi gordu.<br><br>"Excuse me..." diye soze girdi. Allahim, hem de konusuyor. <br><br>"Tehlike sinirinin otesinde duruyorsunuz. Bu yapilan anons sizin icin..." deyip beni kenardan iceri cekti.<br><br>"Thank you!"<br><br>Bolum II<br><br>Trendeyiz. Kiz allahtan bana sirtini donmus bir sekilde duruyor, boylece rezil olmamim utancini hic olmazsa yuzune karsi cekmiyorum.<br><br>Fakat sovalye ruhlu bir Turk genci olarak bir seyler yapmaliyim. Evet, kedi olali bir fare tutmak uzere yolculugun basindan beri moruk kadinlara ve Brezilya'li Rodrigez'e verdigim nazar boncuklarindan bir tane cikarip kiza hediye ediyorum!!!<br><br>"Thank you for saving my life!"<br><br>"Ohh, thank you!"<br><br>THE END<br><br>Nasil yani, The End? Eee, ne yapalim, inecegim duraga geldik!<br><br>Hostel'de rekor derecede kalabalik odada kaliyorum:12 kisi. Fakat balli miyim nedir, 11'i yine hatun. Hayir, hostelde baska erkekler de var ama kizlarla tek basina kalan bir tek benim. Acaba bu adamdan zarar gelmez diye bir kani mi var? Killanmaya basladim...<br><br>Gerekli bar ve pub adreslerini aldiktan sonra kendimi Budapeste yollarina vurdum. Yine dagi tasi fotograflayarak giderken buranin Istiklal caddesi Vaci Utca (Utca=cadde)'ya vardim. Yolculugun sonuna sonuna dogru bir iki alisveris yapsam fena olmayacak fikriyle kendime ve satrancci bir arkadasa minyatur satranc takimi aldim. Tabi bir de "Kucuk Prens"in Macarcasini.<br><br>Yoldan gecerkenki kokulara ve siparis vermis olan musterinin birinin masasindaki goruntuye dayanamayarak tas ustunde pisen Arjantik biftegi ismarladim. Eti sicak tas ustunde cevirip cevirip pisirerek yiyorsunuz. Super!<br><br>Daha sonra klasik, meydan, kopru, anit, bina, muze ne varsa arsinladik. Sehrin bir kuzeyine bir ortasina, bir batisina, bir orasina, bir burasina yurunmedik bir yer birakmadik.<br><br>Bu arada ozel tavsiye uzerine New York Cafe kesfedilip, gidildi. Tarihi bir otelin ozel restaurant cafesi. Viyana'da gordugumuz tarzda ici cok klasik dosenmis, her taraftan ihtisam akiyor. Buraya ozel olsun diye NewYork limonata ve NewYork cake siparis ettim. Viyana'da hayal kirikligi yaratan gelenek burada da bozulmadi, ne zaman buyuk umitlerle o yerin spesiyalini siparis etsem bir boka benzemiyor.<br><br>Hava karardiktan sonra barlar bolgesi ve biraz daha varosumsu bolgeleri dolasip hostele geri dondum.<br><br>Ben bu Budapeste'yi sevdim. Sehir guzellikte Prag'tan asagi kalmaz. Sadece Prag kadar derli toplu, maket gibi degil. Ama daha yasayan bir sehir. Viyana kadar da sanat bence hucrelerine islememis, ama tiyatroydu, muzeydi, galeriydi, konserdi, etkinlikti bakacak olursaniz hic de geri kalmiyor. Zaten bence Viyana ile bir sidik yaristirma soz konusu. Uc sehir arasinda tercih artik zevkinize kalmis. Benim siralamam Budapeste, Viyana, Prag seklinde.<br><br><br />
    ]]></content:encoded>
</item></channel>
</rss>